Değerli dostlarım bu gün sizlerle paylaşacağım konu, fanatizm denen yobazlığın bizler nasıl ve ne kadar zararlar verdiği ile ilgilidir. Bu kısa yazımın başında ilk bakışta biri diğeri ile ilgisiz gibi görünen bir kaç durumu paylaşmak isterim.
Daha on beş yaşlarındayken birer fanatik olarak takım tutanlara hayret ederdim. “Ulan, futbolcusu, basketçisi bile, üç kuruş fazla para bulunca değil ülkesinin bir başka takımını, ülkesi dışındaki bir takımı bile tercih ediyor, gidip orada top koşturuyor, oynuyor… peki bir takımın fanatiği olmak ne demek oluyor ki?” diye düşünür ve fanatik dostlarıma bunu ifade ederdim.
Avrupa veya Hristiyanlar bizden pis, Fransız saraylarında camlardan aşağı lazımlık boşaltılırmış gibi bazı klişelere de “Ulen dayaklık mısınız? Romalılar bundan neredeyse iki bin beş yüz yıl evvel hamamlar yapmışlar, oralarda yıkanıp yunarlarmış.” diye adeta ders verirdim…
Gene benzer şekilde, cumhuriyet idaremizi adeta yok sayıp, küçümseyerek, Osmanlı İmparatorluğunu şişirenlere de aynı yaşlarda henüz daha yeni yetmeyken, “Arkadaşlar ne imişiz demeyelim, neredeyiz diyelim, bir yandan da varlıkları iki yüz asırı geçmiş olan Roma, Yunan, İran, Çin ve Hint medeniyetlerini hatırlatarak, Osmanlı döneminin sadece üç yüz yıl kadar genişleyerek büyüdüğünü sonraki üç yüz elli senede hep patinaj yaparak gerilediğini okuyun, görün” diyerek nasihat ederdim. Burada gene çoğumuzun bildiği matbaanın bile bize neredeyse iki buçuk asır sonra geldiğini kurulan rasathanenin kapatıldığını, bazı tiplerin, marifetneme yazarak kişisel bazı kısa görüşlerin adeta bir bilim(!) gibi yazdıklarını, bu tip yayınların da çok az sayıda okur tarafından okunduğunu hatırlatırdım.
Benim bu konudaki özet görüşüm, yukarıda değindiğim şekilde “Bir zamanlar neymişiz? Yerine şu anda neredeyim?” diyebilmemizdir. Dedelerim ve babamın başarıları elbet beni sevindirir ama benim övünme vesilem değildir. Keza dedelerim ve babamın hataları ve başarısızlıkları da sadece bana ders veriyorsa işime yarar ve beni asla küçültmez. Tabii geçmişle övünmek de yerinmek de maalesef fert olamamaktan kaynaklanan bir nevi yobazlıktır. Geçmiş doğru kaynaklardan araştırmak kaydıyla ders almak için kullanılmıyorsa, sadece vakit kaybına yol açar.
Bunları hatırlatma sebebim gelişmenin yolunun fanatizmden kurtulmak, dünü, yakın veya uzak tarihi araştırırken, ondan sadece ders almak, her zaman hatırlattığım gibi, hiç bir kişi ve konunun yobazı olmamak, sürekli sorgulayıp, araştırarak yarınlara yol almak olduğudur. Dedelerinin, babasının yaptığı iyi şeyleri bir adım ileri götürebilenler, varsa dedelerinin, babasının yaptığı hataları tekrarlamayan herkes her toplum mutlaka daha iyiye ulaşacaktır.
GELİŞMEK, ÇOK, AMA ÇOK ARAŞTIRMAK, SORGULAMAK, KENDİSİ DIŞINDAKİ OLAY VE AİLESİ DE DÂHİL KİŞİLERLE FANATİZM BOYUTUNDA ETKİLENMEMEK İLE BAŞLAR VE DEVAM EDER
Ahmet Levent ÖNER
Altıntepe
1 Şubat 2026
Yazıyı Paylaş:




